İletişim Bilgileri

Adres

Sinanoba Mahallesi, Mustafa Kemal Bulvarı 212.Villa, No:50/C
Büyükçekmece / İSTANBUL

Telefon

+90 212 864 3587

E-posta

info@ilkeanaokulu.com
ilkeanaokulu@hotmail.com

Çalışma Saatleri

Pazartesi – Cuma
07:30 AM – 07:00 PM

Veliler için eğitici makaleler.


Çocuk ve Deprem

Deprem, yetişkinler için olduğu kadar çocuklar için de korkutucu ve başa çıkılması zor bir yaşantıdır. Çocuklar depremin kendisinden korktukları kadar, bu olayın hayatlarında yol açacağı değişikliklerden, belirsizliklerden ve sorunlardan da korkarlar.

Devamını oku.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN ÇOCUĞA SAĞLADIĞI YARARLAR

Duygusal olarak, kendi işlerini kendisi yapması, sorunları kendisinin halletmesi ve bazı kararları kendisinin vermesi sayesinde kendine güveni yükselir.Düşüncelerini dile getirebilme ve başkalarına iletebilme şansını elde eder.

Özgüven bireyin kendisini yetenekli, önemli başarılı ve değerli biri olarak algılama derecesi olarak tanımlanabilir.

Fiziksel olarak kesme, yapıştırma, boyama, kalem kullanma gibi faaliyetlerin düzenli olarak yapılması sonucu ince motor becerileri gelişir Ayrıca koşma, zıplama, fırlatma, tırmanma gibi faaliyetlerle de kaba motor fonksiyonlarını kullanır ve geliştirir.



Devamını oku.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN ÖNEMİ

Bloom’un yaptığı araştırmalara göre 17 yaşına kadar olan zihinsel gelişmelerin %50’si dört yaşına, %30’u dört yaşından sekiz yaşına kadar, %20’si ise sekiz yaşından on yedi yaşına kadar oluşmaktadır. Tüm bu veriler okul öncesi eğitimin etkisini açıkça ortaya koymaktadır.

Okulöncesi dönem alarak adlandırılan 0-6 yaş dönemi, çocuğun öğrenmesinin en yoğun olduğu, temel alışkanlıklarının, zihinsel yeteneklerinin en hızlı geliştiği ve biçimlendiği dönemdir. Bu süre içeri kazanılan davranış biçimleri, tüm yaşam boyunca devam etmektedir. Beyin yapısı ve fonksiyonlarının gelişiminin üçte ikilik bölümü 0-4 yaş arasında tamamlanmaktadır. Erken çocukluk dönemindeki deneyimler beynin çalışma biçimi için belirleyicidir. Yapılan çalışmalar okul öncesi eğitim alan çocuklarda okula devam oranlarının ve okul başarısının daha yüksek olduğunu göstermiştir.



Devamını oku.
Okul Öncesi Dönemde Yaratıcılık Eğitimi ve Desteklenmesi

Yeni bir yüzyılın başlangıcında hızlı gelişmeler ve yenilikler tüm canlıları etkilemektedir. Özellikle yeni, güçlü ve yaratıcı bir insan modelinin oluşturulması için ülkelerarası bir rekabet söz konusudur. Teknoloji hızla gelişirken ona ayak uyduracak olan insan aktif, ileriyi görebilen, kendini tanıyan ve ifade edilebilen, çevre olanaklarını ve teknolojiyi en iyi şekilde kullanabilen yaratıcı yapıya sahip özelliklerle yetiştirilmelidir. Yaratıcı bireyleri yetiştirmede eğitim programları çok önemlidir. Teknolojide olan değişimler doğal olarak eğitim programlarındaki değişimi de beraberinde getirmektedir. Çağdaş eğitim; okulöncesi dönemden başlayarak çocuğun düşüncelerini merak etme, gözlem, buluş yeteneklerini geliştirme amacını taşır. Geleneksel eğitim sistemi ise çocukta yaratıcılığı körelterek ezbercilik, verilenlerin aynen uygulanması, deney yoksunluğu gibi öğretim yöntemleriyle gelişmeye çok açık olan yaratıcılığı engellemektedir. Bu konu ile ilgili yapılan araştırmalar sonucunda tanımlamada en çok kabul edilen ve ağırlık verilen yaratıcılık kavramındaki süreçürün ve yaşantı ögeleridir.

Devamını oku.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİNDE OKUL-AİLE İŞ BİRLİĞİNİN ÖNEMİ

GİRİŞ Egitimciler, ögrencinin okuldaki basarısını artıracak, toplumda iyi vatandas olmasını saglayacak yollar bulmaya ve gelistirmeye çalısmaktadır. Bu amaca ulasmak için de, egitim ve ögretim, ancak aile-okul-çevre isbirliginde mümkün olabilmektedir. Nitekim bunlar arasında olumlu bir bag kuruldugu zaman egitim ve ögretim istenilen düzeyde gerçeklesir. Arastırmalar, okul-aile isbirligi programlarına erken yaslarda baslanılmasının ve okul yılları boyunca sürdürülmesinin, çocukların davranıslarını ve akademik basarılarını etkiledigi ve olumlu yönde artırdıgını göstermektedir. Ayrıca çocugun gelisimi de, erken ve devamlı okul-aile isbirliginden önemli derecede etkilenmektedir1. Etkili ve basarılı okul-aile isbirligini yaratmak için, okul; ev ziyaretleri düzenleme, ana-babalar, ögretmenler ve çocukların katılacakları gezi, gözlem, konferans, gece gibi etkinlikler planlama, ana-babalardan sınıf-içi kaynak kisi olarak yararlanma, meslekî rehberlikte ana-babalardan yararlanma, velilerle görüsme toplantıları programlama ve ilân etme, ana-babalara okulun kaynaklarını kullanma fırsatları verme, velilerin okul hakkındaki görüslerini almak için anket uygulama, önemli günlerin kutlanmasında velilere görev verme, velilerin, okul bültenine yazı yazmalarını saglama, belirli aralıklarla sınıflarında gösteriler düzenleme ve velilerin bu yolla ögrenci performansı hakkında bilgilendirilmelerini saglama, veliye örnek ders gösterisi yapma vb. etkinlikler düzenleyebilir. Bu ve benzeri etkinliklerle okul, isbirligini sagladıgı zaman, sınıf ve okul dısı ögrenmeyi gerçeklestirmede ana-babalara yardım eden bir merkez hâline gelebilir2. Comer ve Haynes(1991)’e göre, okullar ve aileler, çocukların psikolojik ve egitsel gelisimini etkileyen önemli kaynaklardır ve iyi sonuçlar sadece bu iki kurumun ortak çalısmaları ile olabilir.

Devamını oku.
Okul Öncesi Kurumlarında Eğitim Ortamlarının Düzenlenmesi ve Donanım

Uzman Seda ÖZKUBAT Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Öğretmeni sedaozkubat@gmail.com Özet Okul öncesi eğitimden istenilen oranda verim alınabilmesi programa, personele, uygulanan yöntem ve tekniklere bağlı olduğu kadar kurumlara fiziksel anlamda sağlanan koşullara da büyük ölçüde bağlıdır. Sınıf içi ve dışı fiziksel ortam tasarımları, eğitim kalitesinin yanında çocuk davranışlarını da etkilemektedir. Bu doğrultuda hazırlanan eğitim ortamları ve donanımlar bir yandan çocukların aldıkları eğitimin kalitesini yükseltecek diğer yandan da çocuk davranışlarında olumlu yansımalar oluşturacaktır. Gerekli güvenlik önlemleri alınmış, eğitim araç ve gereçleri belirlenen kazanım-göstergelere uygun, kurum içi ve dışı tüm birimleri bulunan okul öncesi eğitim kurumları, çocukların hayatlarında oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Okul öncesi eğitimin yaygınlaşması için yapılan çalışmalar arttıkça bununla beraber okul öncesi eğitim ortamlarının kalitesini arttırmak da gerekmektedir. Bu çalışma ile okul öncesi eğitim kurumlarının eğitim ortamları ve donanımlarında bulunması gereken niteliklere değinilerek, bu konuya dikkat çekilmesi amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi eğitim, eğitim ortamı, donanım. Arrangement and Facilities in Preschool Educational Environments Abstract Satisfactory efficiency in preschool education is dependent on the physical conditions at the institutions in addition to the program, the staff, as well as, the methods and techniques employed. In- and out-of-class environmental conditions impact not only the quality of the education but also children’s behavior. Educational environments and facilities accordingly developed increase the quality of the education and positively impact children’s behavior. Preschools with the necessary security measures, educational material pursuant to the designated aims and objectives, and all necessary intramural and extramural units have an important place in children’s lives. As the efforts to promote the schooling rate of preschool education increases, the quality of the educational environments in preschools should be improved concordantly. This study aimed to discuss the qualities necessary in preschool educational environments and materials, as well as, to raise awareness on the subject. Keywords: Preschool education, educational environment, facilities.

Devamını oku.
OKUL ÖNCESİ ÇOCUKLARIN SOSYAL UYUM VE BECERİ DÜZEYLERİ İLE DEĞER KAZANIMLARI ARASINDAKİ İLİŞKİ

Bu araştırma okul öncesi çocukların sosyal uyum düzeyleri ile değer kazanımları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla gerçekleşmiştir. Araştırma kapsamına 2013-2014 eğitim öğretim yılında İstanbul Kartal ilçesindeki devlet anaokullarında öğrenim gören 214 çocuk alınmıştır. Veri toplama yöntemi olarak, “değer kazanımları ölçeği ile “sosyal uyum ve beceri ölçeği” kullanılmış ve öğrencilerle ilgili özellikler öğretmenler (n:210) tarafından doldurulmuştur. Araştırmada elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 21.0 programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde frekans, yüzde, ortalama ve standart sapma istatistiklerinin yanında, t testi, tek yönlü anova ve tukey testlerinden, korelasyon ve regresyon analizinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda; okul öncesi çocukların sosyal uyum ve beceri düzeyleri ile değer kazanımları arasında pozitif yönlü ilişkiler olduğu sonucuna varılmıştır. Sosyal uyumun değer kazanımını arttırdığı, sosyal uyumsuzluğun ise değer kazanımını etkilemediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi Çocuklar, Sosyal Uyum, Sosyal Uyumsuzluk, Değer Kazanımı

Devamını oku.
OKUL ÖNCESİ DÖNEM ÇOCUKLARININ OYUN ALGILARININ İNCELENMESİ

Öz: Okul öncesi eğitim programlarında oyun, eğitimin merkezinde görülmektedir. Bu nedenle oyun kavramının çocuklar tarafından nasıl algılandığının bilinmesi önemlidir. Bu araştırmanın amacı, okul öncesi dönem çocuklarının oyun kavramına ilişkin algılarını belirlemektir. Araştırma, Olgu Bilim Deseni’nde gerçekleştirilmiştir. Oyun olgusu, altı yaş çocuklarının çektikleri fotoğraflar ve çektikleri fotoğraflar üzerine çocuklarla yapılan görüşmeler aracılığıyla incelenmiştir. Veriler, betimsel analiz tekniğiyle analiz edilmiştir. Bulgulara göre bir etkinliğin oyun olabilmesi için; etkinliğin içinde oyuncak olması, çocuğun oyuncakla teması olması, eğlenceli olması, planlamanın çocuklar tarafından yapılması gerekmektedir. Ayrıca çocuklar öğretmenlerin oyunlara katılmadıklarını ve evde genelde yalnız oynadıklarını belirtmişlerdir. Sonuç olarak, öğretmenlerin planlamalarında kazanım ve göstergeleri çocukların algıladıkları şekliyle oyunun içine gizlemeleri gerektiği, ebeveynlerin ve öğretmenlerin akademik kaygılarla çocukların oyunlarında engelleyici olmamaları, çocukların oyun ihtiyaçlarına daha duyarlı olmaları gerektiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: oyun algısı, çocuk fotoğrafları, okul öncesi eğitim

Devamını oku.
OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE OKUMA YAZMA ÖĞRETİMİ

ÖZET AMAÇ: Çocukları ilkokula hazırlamak, okul öncesi eğitimin amaçlarından biridir. Bu hazırlık sürecinde, çocukların çeşitli gelişimsel özellikleri kazanması beklenmekte, okuma yazmaya hazırlık becerileri desteklenmektedir. Ancak, çocuğun okuma yazmayı ne zaman öğrenmesi gerektiği tartışılan bir konudur. Özellikle, 4+4+4 eğitim sistemi ile çocuğun okula başlama yaşı ve okuma yazma öğrenmesi için en ideal yaşın ne olduğu veya okul öncesi eğitim döneminde çocuğa okuma yazma öğretmenin mümkün olup olmadığı yeniden tartışılmaktadır. Okul öncesi eğitim programında okuma ve yazma öğretimi olmamasına rağmen, okul öncesi eğitim kurumlarında zaman zaman bu yönde uygulamalara rastlanılmaktadır. Okul öncesi eğitimde okuma yazma öğretilmesi gibi bir uygulamanın, okul öncesi öğretmenleri ve ilkokul öğretmenlerini doğrudan etkileyeceği açıktır. Bu nedenle de, bu çalışma hem okul öncesi hem de ilkokul öğretmenlerinin okul öncesi dönemde okuma yazma öğretilmesi ile ilgili görüşlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu nitel çalışmaya 30’u okul öncesi öğretmeni, 30’u da sınıf öğretmeni olmak üzere toplam 60 öğretmen katılmıştır. Veri toplamak için öğretmenlerle birebir görüşmeler yapılmış ve okul öncesinde okuma yazma öğretilmesi ile ilgili görüşleri sorulmuştur. Veri analizi için, kesme ve sınıflandırma (cutting and sorting) tekniği kullanılmıştır. BULGULAR: Çalışmaya katılan öğretmenlerin yarısından fazlası (n=42) okul öncesi dönemde okuma yazma öğretilmesinin doğru olmadığını ifade etmişler ve bu görüşlerini destekleyecek çeşitli gerekçelere dikkat çekmişlerdir. Bununla birlikte bazı öğretmenler (n=15) okul öncesi dönemde okuma yazma öğretilebileceğini vurgularken yalnızca bir ilkokul öğretmeni okul öncesi dönemde çocuklara okuma yazma öğretmenin gerekli olduğunu dile getirmiştir. SONUÇ: Okul öncesi ve ilkokul öğretmenlerinin okul öncesi dönemde okuma yazma öğretimi ile ilgili görüşleri benzerdir. Çalışmaya katılan öğretmenlerin yarısından fazlası bu dönemde okuma yazma öğretilmemesi gerektiğini vurgulamışlardır. Bunun gerekli olduğunu vurgulayan yalnızca bir öğretmen vardır. O da ilkokul öğretmenidir. Anahtar kelimeler: okul öncesi eğitim, okuma yazma öğretimi, öğretmen görüşleri

Devamını oku.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARINDAKİ RESİMLİ ÖYKÜ KİTAPLARININ ÖZELLİKLERİ

Özet Araştırmanın amacı; resmi anaokullarında görev yapan öğretmenler tarafından en sık kullanılan resimli öykü kitaplarını incelemektir. Bu amaç doğrultusunda; eğitim ortamları, en sık kullanılan resimli öykü kitaplarının özellikleri, öğretmenlerin eğitim alma durumları ile resimli öykü kitaplarının temin edilmesi ve kullanılması hakkında sorulara cevap aranmıştır.Genel tarama modelindeki araştırmada, nitel ve nicel verilerden yararlanılmış, bulgular ayrıca odak grup görüşmeleri ile desteklenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 öğretim yılında, Ankara’da resmi anaokullarında görevli 245 öğretmen ile bu öğretmenler tarafından en sık kullanılan 100 resimli öykü kitabı oluşturmuştur. Grup içerisinden üç anaokulundaki 24 öğretmen ile de odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Veriler araştırmacılar tarafından uzman görüşü alınarak geliştirilen “Öğretmenlerin Resimli Öykü Kitaplarına İlişkin Görüş ve Uygulamalarını Belirleme Formu” ile toplanarak, betimsel analiz yöntemine uygun kodlama ve gruplamalar ile anlamlandırılmıştır. Araştırma sonucunda; anaokullarının %45,3’ünde çocuk kütüphanesi, sınıfların %95,9’unda kitap merkezi bulunduğu, en sık kullanılan 100 kitabın 69’unun yerli, 31’inin ise yabancı yazarlara ait olduğu; kitaplarda çoğunlukla sosyal ilişkiler, özgüven, yardımlaşma ve aile konularına yer verildiği, öğretmenlerin %86,5’inin çocuk edebiyatı dersi aldığı, %29,8’inin çocuk yayınları ile ilgili etkinliklere katıldığı, kitapların, aileler ve okul yönetiminin desteği ile temin edildiği, gün içinde genellikle bir kitap okunduğu, kitap okunduktan sonra öykünün içeriği ve kahramanları hakkında çocuklarla konuşulup tartışıldığı anlaşılmaktadır. Araştırma bulgularına göre bazı öneriler getirilmiştir. Anahtar sözcükler Okul öncesi eğitim, resimli öykü kitapları

Devamını oku.
OKULÖNCESİ EGİTİM PROGRAMI HANGİ YETERLİKLERİ KAZANDIRMALIDIR

ÖZET: Bu makalede, okulöncesi eğitim programının çocuklara hangi yeterlikleri kazandırınası gerektiği tartışılmaktadır. Bir okulöncesi eğitim programıyla kazandınlacak yaşantılar çocuğun kendini tüm özellikleriyle tanımaS1l11ve kabul etmesini çocuğun başkalarıyla dostluk kurmasını, işbirliği yapmasını, bir başka deyişle sosyalleşmesini; kendi kültürünün ve diğer kültürlerin özelliklerinin farkında 01mas1l11; dil müzik hareket, dans, resim yoluyla etkili iletişim kurmas1l11 sağlayabilmeli; devimsel becerileri, çok yönlü düşünme ve problem çözme becerilerini; estetik ve yaratıcılık becerilerini geliştirebilmelidir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Okulöncesi eğitim programı, Geliştirme, Beceri, Yeterlik.

Devamını oku.