Özet Hareket çocuğun fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişiminin önemli bir parçasıdır. Çocuklarda hareketsizlik yaşam şekline bağlı hastalıklarda risk faktörü olarak görülmektedir. Bu nedenle okul öncesi dönemden başlayarak çocukların düzenli ve bilinçli olarak hareket etmeleri sağlanmalıdır. Bu gereklilik okul öncesi dönemde optimal gelişim için fiziksel aktivitenin türünü ve miktarını tanımlamayı gerekli kılmaktadır. Bu çalışmanın amacı ülkemizde
Giriş
Geçmişte erken çocukluk eğitimcileri, çocukların konuşma dilini doğal yollarla öğrendiğini, yazı dilini ise eğitim yoluyla öğrendiğini belirtmişlerdir ve yazı dilinin öğrenilmesinde formal eğitimin gerektiğini savunmuşlardır. Ancak, günümüzde yapılan araştırma sonuçlarına göre bu görüşlerin değiştiği görülmektedir. Araştırmacılar çocukların dil ve yazma becerilerinin bebeklikten itibaren birlikte geliştiği yönünde birleşmektedirler .1
Çocuklar, okula başlamadan önce konuşma ve okuma yazma ile ilgili bir çok deneyim kazanmaktadırlar. Çocuklar için her şey bir merak unsurudur ve bu meraklarını oyunlarına yansıtırlar. Oyun yoluyla çevrelerini inceleyerek ve araştırarak keşfederler ve yeni bilgiler edinirler. Okuma yazma ile ilgili ilk tecrübeler, bu merak ve keşfetme isteklerinin sonucunda kazanılmaya başlar. Fakat, diğer gelişim alanlarında olduğu gibi okuma yazma becerilerinin gelişiminde de çocuğun, ilgi ve ihtiyaçları, zeka düzeyi, sağlık durumu, duygusal yapısı, sosyal çevresi, eğitim ortamı, anne baba eğitim düzeyi, gibi bir çok faktör etkili olmaktadır. Her çocuğun edindiği deneyimler bu faktörlere bağlı olarak değişmektedir. 2
Bireylerin çevre koşullarından en çok etkilendiği dönemin, okul öncesi dönemi olduğu araştırmalar sonucu da kanıtlanmış bulunmaktadır. Araştırmacılar, uzun yıllar çevrenin zeka üzerindeki etkisini incelemişlerdir. Çevrenin ve kalıtımın bireyler üzerindeki etkisini inceleyen çalışma bulgularına göre, bireyin sağlık durumu, duygusal yapısı, eğitim ortamı, anne baba eğitim düzeyi gibi faktörlerin varolan zeka kapasitesini ve yeteneklerini kullanıp kullanamama düzeylerini etkilediği görülmüştür. 3 Bireylerin biyolojik olarak varolan potansiyellerinin geliştirilmesi çevresel koşullara bağlanmıştır. Örneğin; olumlu çevre koşullarında yetişen çocukların okul olgunluğu düzeylerinin arttığı tespit edilmiştir 4,5,6
Okuma konusundaki araştırmaların çoğunda, okuma olgunluğunun desteklenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Çocukların okuma yazma ile ilgili deneyimler kazanması için ev ve okul ortamında zengin uyarıcı ortamın hazırlanması, çocuklarda okuma bilincini geliştirmektedir. 7 Örneğin; ev veya okul ortamında çocuklara düzenli olarak okunan resimli hikaye kitapları, çocukların konuşma dili ile yazılı dil arasında ilişki kurmalarını sağlayarak, okuma yazma becerilerinin gelişmesine yardımcı olmaktadır. 8 Çocuklara yazılı ve sözlü dil arasında ilişkiler kurmasını sağlayacak zengin uyarıcı ortamların hazırlanması, okuma olgunluğunun desteklenmesinde önemli bir yere sahiptir. 9 Okulöncesi dönemdeki çocuklar, ilk okuma yazma deneyimlerini ev ortamında edinmektedirler. 10 Çocukların okuma yazma deneyimlerinin şekillenmesinde ebeveynlerin ve kardeşlerin önemli rolleri vardır. Çocuklar, okuma yazmadaki ilk deneyimlerini onlarla kurduğu etkileşimlerle kazanmaktadırlar. 11 Çocuğun çevresinde yer alan resimli kitaplar çocuğun merakını uyandırarak ebeveynleri veya kardeşleri ile etkileşime geçmesine yardım etmektedir. Ebeveynler, çocuğa resimli kitapları okurken, çocuk sayfalar üzerindeki sembollerle konuşma arasındaki ilişkileri anlamaya başlar . 12 Okunan resimli kitaplar, çocuğun konuşma dili ile yazı dili arasındaki farklılıkları ayırt etmesine ve anlamasına yardımcı olmaktadır. Ayrıca, çocuğun çevresinde yer alan zengin uyarıcılar, onun okuma yazmaya karşı isteğinin artmasını sağlar. 13, 14 Çocukların okul öncesi dönemde edindiği okuma yazma deneyimleri, okumaya başlangıçta karşılaştıkları materyalleri tanıma, anlama ve yorumlama becerilerinin gelişimini destekler. 15 Genellikle çocuğun eğitiminin evde başladığı ve okulun görevinin evde edinilen deneyimlerin yeni öğretilen bilgilerle birleştirilmesi olduğu kabul edilmektedir. Özellikle anaokulu veya hazırlık sınıflarına ilk başlayan çocuklar için evdeki deneyimler ile okuldaki deneyimlerin birleştirilmesi çok önemlidir. Eğitimcilerin, çocukların önceki deneyim ve bilgilerinin, yeni edinilecek deneyimlerle birleştirebilmelerini sağlamak için, çocukların bireysel özelliklerinin farkında olmaları gerekmektedir. 16 Çocukların dil ve okuma yazma gelişimi bebeklikten itibaren beraber geliştiği için sosyo kültürel acıdan dezavantajlı durumda olan çocuklar bu tür deneyimleri ev ortamlarında edinme olanaklarına sahip olamayabilirler. Bu durum okul öncesi dönemde deneyim kazanmadan ilköğretime başlayan çocukların okuma başarı grafiğini düşürebilir Bu nedenle dezavantajlı çocukların, okumayı öğrenmek için ihtiyaç duyduğu deneyimleri kazandırmak, anaokulu ya da ilköğretim birinci sınıf öğretmenlerinin sorumluluğundadır. 17
Okuma yazma becerilerinin gelişmesi için, çocukların dilsel becerileri, görsel ve işitsel algı, motor becerileri, sayı bilgisi, verilen yönergeleri izleyebilme ve anlayabilme gibi becerilerinin gelişmesi gerekmektedir. Bu becerilerin gelişmesine yönelik okul öncesi eğitim programlarında şu tür etkinlikler hazırlanabilir.
Dil Becerisi
Okumaya hazırlık için en önemli beceridir. Çocuklar, okuma yazmaya başlamadan önce dinlemeyi ve konuşmayı öğrenmektedirler. İfade edici dili geliştirmek için, çocuğun diğer çocuklarla iletişime geçebileceği, kendi duygu ve düşüncelerini ifade edebileceği, deneyimlerini ve izlenimlerini paylaşabileceği uygun ortamlar hazırlanmalıdır. Örneğin; hikaye okuma, hikaye tamamlama, yeni bir hikaye oluşturmaya teşvik, şiir okuma ve dinleme, açık hava oyunları, inceleme geziler, dramatik oyunlar, fen doğa çalışmaları, kitap resimlerinin veya çocukların kendi yaptıkları resimlerin yorumlanması gibi etkinlikler çocuklarda ifade edici dilin gelişmesini sağlamaktadır. 18, 19 Okul öncesi dönemde çocuğun kendi yaptığı çizimler, alfabe ve onun sesleri üzerinde çocukla konuşulması, çocuğun bildiği öykülerin okunması gibi etkinlikler okuma olgunluğunda gerekli olan ifade edici dilin gelişmesine katkıda bulunmaktadır
Görsel Algı
Görsel algının bir boyutu olan küçük detayların fark edilmesi okuma olgunluğunun kazanılmasında önemli bir yere sahiptir. Bu alan ile ilgili beceriler okuma yazma ile ilgili etkinliklere temel oluşturmaktadır. 20 Okul öncesi eğitim programlarında yer alan, nesne resim arasındaki benzerlik veya farklılıkları bulma, geometrik şekillerin ya da resimlerin eşleştirilmesi, renk ayırt etme, şekil zemin ilişkisini ayırt etme gibi etkinlikler görsel ayırt etmeye yöneliktir. Bu etkinlikler çocukların harf-kelime analizi yapmalarını sağlayarak, kelime biçimlerini tanıma ve kelimeleri analiz etme, becerilerinin gelişimini desteklemektedir. 21, 22, 23 Çocukların, harfleri ve sesleri ayırt edebilme becerilerinin gelişimi kelimeler ve cümlelerin birbirine bağlanmasını yardımcı olmaktadır. 24 Çizme, boyama, resim yapma ve yaptığı resimlerdeki olayları ve konumları anlatma gibi etkinlikler ise görsel motor algısını geliştirmeye yöneliktir. Bu tür etkinlikler çocukların dil deneyimleri kazanma, yer-yön tayin etme, el göz koordinasyonu kurma gibi okuma yazma için gerekli olan becerilerin gelişimini sağlamaktadır (Wifret,1993:23)
Okul öncesi eğitim programlarında yer alan bu tür etkinlikler, çocuklara okula başlamadan önce okuma yazma becerilerinin gelişimi desteklenme fırsatı sunmaktadır. Dolayısı ile okul öncesi eğitimi, çocuklara ilköğretime başlamadan önce okulun kendisinden beklentilerine yönelik deneyimleri kazanmasını sağlamaktadır.
Yöntem
Bu araştırmanın evrenini 1999 ve 2000 öğretim yılında Ankara İli merkez ilçelerine bağlı ilköğretim okullarının birinci sınıfına yeni başlayan ve anasınıflarına devam eden altı yaş çocukları oluşturmaktadır.
Örnek grubunu ise Ankara İli Keçiören ilçesine bağlı İbni Sina İlköğretim Okulu, Sevgi Anaokulu; Mamak ilçesine bağlı Malazgirt İlköğretim Okulu, Çankaya ilçesine bağlı Fahri Çaldağ İlköğretim Okullarının birinci sınıfına yeni başlayan 72 ve anasınıflarına devam eden (dönem sonunda) 70 olmak üzere, orta sosyo-ekonomik düzeyde, toplam 142 çocuk oluşturmaktadır.
Veri Toplama Yöntemi
Verilerin elde edilmesinde Kişisel Bilgi Formu ve Metropolitan Olgunluk Testi kullanılmıştır. Metropolitan Olgunluk Testi ilköğretime başlayacak olan çocukların birinci sınıfta verilen yönergeleri anlamaya hazırlıklı olmalarını sağlayacak olan özellikleri ve başarı düzeylerini ölçmek üzere Oktay (1980) tarafında testin R formu Türkçe’ye uyarlanmıştır. 16 sayfalık bir kitapçıktan oluşan testin altı ayrı alt testi vardır. Toplam 100 maddedir. Her alt test araştırmacı tarafından sözlü olarak verilen yönergeye göre çocuğun işaretleyebileceği ya da kopya edeceği resimlerden oluşmaktadır. Test bireysel olarak uygulanmış ve her çocuk için 24 dakika sürmüştür.Testte her doğru cevap için “1” puan verilmiştir. Alt testler; Kelime anlama testi; dilin anlaşılması ve kavranmasını ölçmektedir. Çocuktan her sırada dört resim içinden araştırmacının söylediğini seçmesi istenmiştir. Cümleler testi; çocuğun tek bir kelime yerine, anlatılan cümleyi anlamasını ve gördüğü resimle bunu birleştirmesini ölçmektedir. Genel bilgi testi; çocukların, gösterilen resimle, tanıdığı nesne arasında ilişki kurmasını ve nesneyi isimlendirmesini ölçmektedir. Eşleştirme testi; bir görsel algılama testidir. Okuma öğreniminde gerekli olan benzerliklerin tanınmasını ve mekanda konumu ölçmektedir. Her itemde, hayvanların, eşyaların, sayıların, harflerin ve kelimelerin dört ayrı resmi sıralanmıştır. Sayılar testi;, okulöncesi çocuklarında sayı olgunluğunu ölçmeyi amaçlamaktadır Kopya etme testi, özellikle yazının öğrenilmesinde önemli olan faktörlerden, çocuğun gördüğü şekli doğru olarak algılamasına ve bunu mekan içinde yer verme yetisini ölçmektedir.
Verilerin Analizi
Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 9.5 for Windows istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmaya alınan çocukların demografik özellikleri frekans ve yüzde kullanılarak verilmiştir. Metropolitan Olgunluk Testi puanlarının; çocuğun okul öncesi eğitimi alıp almama durumuna göre farklılık gösterip göstermediği -t testi ile, anne baba eğitim düzeyine göre farklılık gösterip göstermediği ise varyans analizi ile test edilmiştir.
Sonuç ve Öneriler
Okul öncesi eğiminin okul olgunluğu üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılan bu çalışmada, Ankara ili Merkez ilçelerine bağlı ilköğretim okullarının birinci sınıfına yeni başlayan 72 ve anasınıflarına devam eden (dönem sonunda) 70 olmak üzere altı yaşında toplam 142 çocuk araştırma örneklemini oluşturmuştur.
Örnekleme alınan çocuk ve ailelerin demografik özellikleri araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu ile toplanmıştır. Okul olgunluğu düzeylerinin belirlenmesi içinde Metropolitan Olgunluk Testi kullanılmıştır. Verilerin analizinde; çocuklarının okul olgunluğu puanlarının okul öncesi eğitimi alma durumuna göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için –t testi, anne-baba eğitim düzeyine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek içinde varyans analizi testi kullanılmıştır.
Araştırma sonucunda, çocukların okul olgunluğu düzeylerini okul öncesi eğitiminin etkilediği görülmüştür. Okul öncesi eğitimi alan çocukların okul olgunluğu puanlarının, okul öncesi eğitimi almayan çocukların okul olgunluğu puanlarından daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.01). Anne baba eğitim düzeyine göre çocukların okul olgunluğu puanları arasında önemli bir farklılık görülmüştür. Üniversite mezunu anne babaların çocukların okul olgunluğu puanlarının, lise ve ilk öğretim mezunu anne babaların çocuklarının okul olgunluğu puanlarından yüksek olduğu saptanmıştır.
Sonuç olarak erken çocukluk döneminde çocuklara okul öncesi eğitim alma fırsatı verilerek çocukların tüm gelişim alanları desteklenmelidir. Erken çocukluk döneminde verilecek olan destek, onların ilköğretim yaşantısına daha kolay uyum sağlamalarına yardımcı olacaktır. Erken dönemde desteklenen çocuklar okulun kendisinden beklentilerini başarılı bir şekilde yerine getirebilecektir. Ayrıca okul öncesi eğitim alma imkanı olmayan çocuklar için bu dönemde, anne babalar ev de çocuklarına zengin uyanların olduğu ortamlar hazırlayarak, onların olumlu deneyimler kazanmaları için fırsatlar sunmalıdırlar. Örneğin; çocuklara yüksek sesle hikaye kitapları okunarak, okunan kitap üzerinde tartışılabilir. Kitaptaki farklı karakterler maskeler, kuklalar kullanılarak canlandırılabilir. Çocuğun hikaye kitaplarının resimlerine bakarak hikayeyi anlatması sağlanabilir. Çocuklarla uydurma hece oyunları oynanabilir. Çocuğun evde yaptığı resimler, çizgiler duvara asılarak üzerinde konuşulabilir.
Okul öncesi öğretmenleri okul olgunluğunu desteklemek için, çocuğun dil geliştirme çalışmaları yapabilir, çocukların düşüncelerini aktarmasına fırsat veren etkinlikler hazırlayabilir. Örn; proje çalışmaları, fen doğa etkinlikleri, hikaye tamamlama ve hikaye oluşturma, dramatik etkinlikler, çevre gezileri vs yapılabilir.
Related Posts
Özet Bu araştırmanın amacı, okul öncesi eğitim kurumlarında sınıf ortamı ve öğretmen tutumlarının çocukların serbest oyun davranışlarıyla olan ilişkisinin incelenmesidir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu araştırmaya 10 anasınıfı ve 10 anaokulu öğretmeni olmak üzere toplam 20 okul öncesi öğretmeni katılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla, araştırmacılar tarafından uzman görüşleri alınarak oluşturulmuş yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır.
Özet Bu araştırmanın amacı, okul öncesi eğitim kurumlarında sınıf ortamı ve öğretmen tutumlarının çocukların serbest oyun davranışlarıyla olan ilişkisinin incelenmesidir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu araştırmaya 10 anasınıfı ve 10 anaokulu öğretmeni olmak üzere toplam 20 okul öncesi öğretmeni katılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla, araştırmacılar tarafından uzman görüşleri alınarak oluşturulmuş yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır.
